İnternette bulduğum Şalpazarı Geyikli hakkında derlenmiş güzel bir yazı.

 

 GEYİKLİ'Yİ NİÇİN TANIMALIYIZ ?

Ağasar, Oğuz boylarından Çepniler'in yaşadığı bölgenin folklorik adıdır. Şalpazarı ve köylerini içine alır. Geyikli, Ağasar'da bir beldedir. Ağasar Deresi boyunca sıralanan yerleşim birimlerinde yaşayan ve milliyetlerine bağlılığı ile tanınan bu insanların, kendilerine özel bir yaşama biçimleri vardır. Buna, 'Ağasar Çepni Kültürü' denmektedir.

Son yıllarda Türkiye genelinde olduğu gibi Ağasar'da da ulaşım ve iletişimin yaygınlaşmasına bağlı olarak kültür erozyonu hız kazanmıştır. Yetişen yeni nesil; basın, yayın, internet ve benzeri imkanlardan yararlanmakta, bütün dünya ile temas kurabilmektedir. Böylece dünya, gün geçtikçe neredeyse bir köy kadar küçülmektedir. Elbette bu gelişmeler, insanlık adına sevindiricidir. Ancak, millî kültürümüz aleyhine oluşturduğu kötü gidiş nedeniyle birtakım önlemlerin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Eğer biz Türk Milleti olarak kendi bilgi, bulgu ve kültürümüzü hızla güçlenen bu medya ortamına süremez, tanıtımını yapamazsak; bilim ve kültür dünyasına egemen güçleri ve egemen ülkeleri hayranlıkla izlemeye devam edersek; gelecekte, gittikçe küçülen "Dünya Köyü"nde bir kültür mahallemizin, bir kimlik kaydımızın olması çok zorlaşacaktır.

Çünkü her şey hızla değişmektedir. Ayrıca ölen her yaşlı insan, devrilen bir Osmanlı Çınarı gibi beraberinde geçmişin bize has değerlerini toprağa götürmektedir. Bunu önemsiz saymak, bir milletin yavaş yavaş yok olmasını görmezden gelmektir. Çünkü Türk Milleti, Orhun Kitabeleri'nde de ifade edildiği gibi 'Adı sanı yok olmadan' yaşamalıdır. Kültürel kimliğimizden sıyrılarak et-kemik olarak varlığımızı sürdürmeye razı olmamız, gelecekte bizi millet olarak var etmeye yetmeyebilir. Tarih bunun acı örnekleriyle doludur. Macarlar'ın, Bulgarlar'ın ve daha birçok Hıristiyan topluluğun aslında Türk olduklarını, kültürel kimliklerini koruyamama nedeniyle farklılaştıklarını unutmamak gerekir.

Bundan dolayı; tüm yurt sathı, hatta yurt dışındaki bütün Türk İlleri, üniversitelerimizin başlatacağı bir seferberlikle; köy köy, kasaba kasaba, ev ev taranmalı; bir daha geri dönmemek üzere hızla kaybetmekte olduğumuz, bizi biz yapan değerlerimiz değişim selinin önünden kurtarılmalı; 'geleceğimizin küçük güneşleri' olan çocuklarımıza öğretilmelidir.

Çizgi filmler yapmalı, belgeseller hazırlamalı, kitaplar yazmalı, tiyatrolar yapmalı; hayatımızın her anını bu güzel adet ve usullerle şekillendirmeliyiz. Bir kelimenin Türkçesi dururken yabancısını kullanarak toplum içinde farklı olmaya çaba göstermemeliyiz. Eğer bir kelimenin Türkçe karşılığı yoksa, dili budayarak, kırıp dökerek değil, kurallara uygun olarak Türkçe karşılıklar türetmeli, Türkçe konuşmalı, Türkçe yazmalıyız. Kök olmadan ayakta durulamayacağını herkes bilir. Bu nedenle kendi geçmişimizle barışık olmalıyız. Atatürk, "Kendi benliğini bilmeyen milletler, başka milletlerin yemi olurlar" diyerek bu konuda bizi açıkça uyarmaktadır.

Bu düşüncelerle, güzel Anadolu'muzun unutulmaya yüz tutmuş ücra bir kösesindeki Ağasar(Şalpazarı) yöresinin bütün köylerinde yaşatılan ortak Çepni Kültürü'nün verimlerini Geyikli ağırlıklı olarak ele almak uygun düştü. Bu bir ayrıcalık olarak düşünülmedi. Çünkü Ağasar, bir kültür bütünlüğüdür.

umut:
Ağasar’ namıyla anılan bölge içerisinde
Geyikli’nin beli-başlı ayrıcalıkları vardır İşte bu ayrıcalıklardan bazıları:

1-Osmanlı tarihinde, Trabzon Eyaletine bağlı Sancakbeyliklerinden birisi, Geyikli’den Ali Bey’e verilmiştir.

2-Köy statüsünde iken, Trabzon’un bütün köyleri arasında en büyüğü Geyikli olmuştur.

3-Ağasar yöresi tarihinde ilk ve tek yatılı medrese, Geyikli’de kurulmuştur.

4-Cumhuriyet döneminde, aynı bölgede-yeni harflerle öğretim yapan-tek okul, medresenin okula dönüştürülmesiyle Geyikli’de açılmıştır.

5-İlçeye bağlı köyler içerisinde ilk Ortaokul ve ilk Çok Amaçlı Lise, Geyikli’de açılmıştır(Çok amaçlı Lise, ilçede de mevcut değildir).

6-Sekiz yıllık İlköğretim Okulları açılmadan önce yedi adet İlkokulu ile,bölgenin okullaşmada öncüsü Geyikli’dir.

7-Yörede; öğretmeni, devlet memuru, Lise ve Üniversite mezunu en çok olan yer Geyikli’dir.

8-Ağasar yöresinde, kadrolu on camii olan tek köy/belde Geyikli’dir.

9-Yörede ilk modern ‘Halk Kütüphanesi’ Geyikli’de hizmete açılmıştır.

10-İlçeye bağlı köyler içerisinde, ‘Tarım Kredi Kooperatifi’ ilk defa Geyikli’de kurulmuştur.

11-Sınırları içerisinde; on adet kemer köprüsü, yedi adet su değirmeni ve üç adet elektrik değirmeni olan tek yerleşim yeri Geyikli’dir.

12-Köy yolu yapılması için devlet dozeri, yörede ilk defa Geyikli’de çalışmaya başlamıştır. Yine yörede, bir köye ilk kompresörü getiren(1967) de Geyikli’den bir taş ustasıdır.

13-Ağasar yöresinde ilk sönmemiş kireç üretimi, ‘Kireçhane’ mevkiinde Geyikli’de gerçekleştirilmiştir.

14-Şalpazarı dışında ilk resmi ‘Pazar(Salıpazarı)’ Geyikli’de kurulmuş ve devam etmektedir.

15-Ağasar yöresinde, bir başbakanın(Prof.Dr. Necmettin Erbakan) ziyaret ettiği tek yerleşim birimi Geyikli’dir. Bu vesile ile yörede ilk helikopterin indiği tek yer yine Geyikli’dir.

16-Ağasar yöresinde, bir Büyükşehir Belediye Başkanı(İstanbul/ R.Tayyip Erdoğan) tarafından üç defa ziyaret edilen tek belde yine Geyikli’dir.



Tİ-Ağasar'da Geyikli'ye inen ilk helikopter (Başbakan Prof.Dr. Necmettin Erbakan'ın beldemizi ziyaretleri sırasında)

 
umut:
TARİHÎ FERMAN 
Yaşadığı çevrenin saygın kişilerinden biri olan ‘Demirci İbrahim’, Gökçeköy Deresi’ne köprü yaptırırken Alaca Dağı’ndan aşağı bir yabancı gelmiş ve aç olduğunu söylemiş. ‘Demirci İbrahim’, yabancıyı misafir etmiş ve izzet ü ikramda bulunmuş. Yabancı adam ayrılırken ona adres vermiş ve “Başın sıkışırsa adresime göre beni bul” demiş. Aradan zaman geçmiş, Tonya ve Görele ile sınır kavgaları olmuş. ‘Demirci İbrahim’ çantasına bir ekmek atmış, karısına “yaban”a gittiğini söyleyerek evden ayrılmış. Adres ile mezkur adamı bulmuş. Adam, İstanbul’da padişahın ‘Kuyuudât(kayıtlar) Kalemi’de imiş. Görevi de, memleketi gezip sınır tesbitleri yapmak imiş. ‘Demirci İbrahim’, derdini anlatmış. Adam yazmış ve bugünkü Ağasar sınırını Kuyuudât’ta zapta geçirmiş. Adamın yazarken “Aç ‘Demirci İbrahim’, bacağını aç!” dediği rivayet edilir. “Bacağını aç” sözcüğü, “sınırı geniş söyle!” anlamında olsa gerektir.

‘Demirci İbrahim’, İstanbul’dan padişahın tuğralı fermanı ile gelmiş ve davalarda bulunmuş ve sınırlar netleşmiştir.

Bu ferman; Ağasar yöresi sınır anlaşmazlıklarında kişi veya mahkemelerce başvurulan önemli bir kaynak olmuştur.

Özellikle yayla davalarında, mahkemelere bilgi kaynaklığı yapmıştır. Erkeksu Yaylası, Sis Dağı Obaları v.b...

Ayrıca, il sınırı anlaşmazlıklarına çözüm bulmada kaynaklık etmiştir. Trabzon-Giresun il sınırı problemine, bu ferman sayesinde çözüm bulunmuştur.

Bu ferman, ilçe sınırları anlaşmazlıklarını çözmek için de önemli bir kaynak olmuştur. Tonya-Şalpazarı sınırındaki bir zamanlar ortaya çıkan ayrılık, bu fermanın katkılarıyla giderilmiştir.

Öyle anlaşılıyor ki, bu ferman; bundan sonra da,-hem manevi değer yönünden, hem tarihi değer yönünden, hem de yöre sorunlarının çözümünde katkıda bulunması bakımından- önemli olmaya devam edecektir.(Sözkonusu fermanın aslı, Geyikli Belediye Başkanlığı tarafından, özel bir kasada muhafaza edilmektedir).  umut:
Geyikli’nin Bugünkü Sınırları
1-Güdün Köyü İle: Kuzey-Doğu komşusudur. Derede Sultanuu Kahvesinden başlar, dereyi takip eder; Güdün Köprüsünden, Lügütlü Camiinin, Güdün tarafından, Kındıloğlu Mahallesi’nden, Kavacık Irmağına kadar devam eder.

2-Pelitçik Köyü İle: Kavacık Deresi boyunca, Kızıllık Deresinden, Sis-Belen’e kadar Kuzey-Batı komşumuzdur.

3-Dorukkiriş-Doğancı Köyleri İle: Doğu komşularımızdır. Aramızda Sultanuu’ndan başlayıp, Acısu Yolundaki Tombultaş’a kadar Ağasar Deresi bulunmaktadır.
4-Simenli Köyü İle: Güney-Batı komşumuzdur. Acısu Yolundaki Tombultaş’tan başlar, Hapisoluğu, Zefilce Boğazı, Demittepesi, Guguk Dağı, Çakmaklık Boğazı, Sis Yolu’nda, son bulur.

5-Gökçeköy İle: Kuzey-Batı komşumuzdur. Çakmaklık Boğazı,araba yolu, Dişmer, Ballıkıran, Barhana Kıranı, Sandık Gölü.

6-Görele-Bayazıt Köyü : Batı komşumuzdur. Sınır Tesbit Kararı aşağıdadır:

Karar sayısı : 38/38385
Giresun İli Görele İlçesi Merkez Bucağı’na bağlı Bayazıt Köyü ile Trabzon İli Şalpazarı İlçesi Merkez Bucağı’na bağlı Geyikli Köyü arasında kalan iki il arası sınırın :

“1912 rakımlı Gelinkaya Tepesi’nin Doğusunda Çayır Deresi’nin Batıdan gelen dere ile birleştiği yerin Kuzeyinde, Çayır Deresi’nin Doğusunda bulunan yıkık değirmende beton kazıkla sabitleştirilen noktadan başlayarak, buradan Çayır Deresi’ni Kuzeye doğru izleyerek derenin iki kola ayrıldığı noktaya çekilen hat, buradan Kuzeydeki kolu izleyerek bu kolun kaynağına çekilen hat, buradan da 2182 rakımlı Halil Tepesi’nin(Halil Evliye Tepesi) Güneye doğru uzantısı şeklinde olup bu tepe ile birlikte Sis Dağı adını alan silsilenin sırt hattını izleyerek Kuzeyde 2182 rakımlı Halil Tepesi’nin(Halil Evliya Tepesi) zirvesinde son bulan hat olarak belirlenmesi .”


Turgut ÖZAL M.KALEMLİ Kenan EVREN
Başbakan İ.İşleri Bakanı  Cumhurbaşkanı 

(Yukarıdaki karar metni, İçişleri Bakanlığı tarafından ilçe kaymakamlığı aracılığı ile Geyikli Köyü Muhtarlığı’na tebliğ edilmiştir. Muhtarlık kayıtlarından alınmıştır).

Çevremizde 6 köy komşumuz vardır. Bunlardan Güdün, Doğancı, Dorukkiriş ile aramızda sınır anlaşmazlığı olmamıştır.

Pelitçik ile Sis-Erkeksu mevkiinde sınır anlaşmazlığı olmuş ve neticelenmiştir: Belen-Geyikli Camii’nin sağ tarafından Geyikli Obası’na gelen yol ile araba yolunun birleştiği yerden yukarı-Tombultaş’tan 50-60m. Geyikli tarafından kayalık tepe olan Halil Tepesi’ne kadar olan sınır belirlenmiş; olay adli yönden karara bağlanmıştır.

Simenli ile Demittepesi anlaşmazlığı olmuş ve bugünkü sınır şekli ile anlaşma sağlanmıştır..

Gökçeköy ile aramızdaki Kireçhane-Sandık Gölü anlaşmazlığı, Orman Bakanlığı’nın adı geçen bölgedeki ağaçlandırma projesi nedeniyle ortadan kalkmış; Orman Bakanlığı ile Belediye arasındaki hukuki ilişkiye dönüşmüş; Gökçeköy devre dışı kalmıştır.

Geyikli’nin komşu köylerle olan ilişkileri çok iyidir. Bu ilişkilerin daha da iyi olmasını, iyi dostluklar kurulmasını ister. 
umut:
DOĞAL DURUM/COĞRAFİ KONUM
Geyikli Beldesi, Trabzon İli, Şalpazarı İlçesi sınırları içinde; Sis Dağı eteklerinde kurulmuştur. Sis Dağı da, Karadeniz kıyı şeridi boyunca uzanan ve denize yakın dağların en yükseğidir. Sis Dağı eteğindeki bölgeye bu ad, yamaçlarındaki ormanlardan ve bu ormanlardaki geyiklerden esinlenerek verilmiştir.

Beldenin konumunu daha belirgin ortaya koyabilmek için önce Şalpazarı İlçesi’ne bir göz atalım:

ŞALPAZARI İLÇESİ

HB-Eskiden Şalpazarı-1974(Bir ortaokul, bir ilkokul, bir sağlık ocağı, bir karakol, nüfus memurluğu, Ziraat Bankası Şubesi, iki cami, bir sinema, 7 fırın, 12 terzi, bir tane radyo tamircisi, 8 kahvehane, 6 lokanta, iki buğday ofisi./ Şalpazarı'nda İlk televizyon, Hüseyin Cengiz tarafından bu yıl alındı. Sadece Rusya yayınlarını çekiyordu).

Trabzon İli’ne bağlı onsekiz ilçeden biri olan Şalpazarı’nın doğusu, Vakfıkebir ve Tonya; batısı, Eynesil ve Görele; kuzeyi, Beşikdüzü ilçeleri; güneyi, Gümüşhane il sınırları ile çevrilidir.

‘Çepni Vilayeti’ sınırları içinde 1809 yılına kadar Görele’ye bağlı olan Şalpazarı, bu tarihte çıkarılan bir fermanla Vakfıhatuniyye’ye(Vakfıkebir’e) bağlanmıştır. 1914 yılında bucak haline gelmiştir. Daha sonra bucak teşkilatı kaldırılmış ve 1927 yılında tekrar Vakfıkebir İlçesi’ne bağlı bir bucak olarak yeniden kurulmuş ve Bakanlar Kurulunun 07.12.1953 gün ve 4-1945 sayılı kararı ile tam teşkilatlı hale getirilmiştir. Belediyesi 02.06.1968 yılında kurulmuştur. 07.12. 1987 tarihinde ilçe olmuş ve 05.08.1988 tarihinde teşkilatını tamamlamıştır.


Şalpazarı İlçesi’nde belediye başkanlığı yapmış olanlar sırasıyla şunlardır: Hüseyin H.Cengiz, İsmail Ataman, Mustafa Karabayır, Hüsnü Kaya ve Mehmet Muhçu.

Şalpazarı’nın 6 mahallesi (Çamkiriş, Kireç, Dereköy, Sugören, Kalecik, Turalıuşağı) ve 24 köyü bulunmaktadır. Alfabetik sıraya göre bu köylerin isimleri şunlardır:

Ağırtaş, Akçiriş, Çarlaklı, Çamlıca,Çetrik,Doğancı, Dorukkiriş, Düzköy,Fidanbaşı, ‘Geyikli’, Gökçeköy, Gölkiriş, Güdün, Kabasakal, Karakaya, Kasımağzı, Kuzuluk, Pelitçik,Sayvançatak, Simenli, Sinlice, Sütpınar,Tepeağzı, Üzümözü.

Bunlardan sadece Geyikli, belde olma hakkını kazanmıştır.
Köylerin nüfus bakımından en büyüğü Geyikli Beldesi, ikincisi ise Gökçeköy’dür.

Şalpazarı İlçesi’nin, merkezdeki nüfusu, 1985 yılında 3281 iken 1997 nüfus sayımına göre, 5700 olmuştur.(Toplam nüfus:1985’de; 21281/1990’da; 21457/ 1997’de; 16600’dür.) Merkezdeki nüfus:1990’da; 5772’dir.

Salnameler’deki bilgilere bakılırsa; Şalpazarı’nda yüzyılı aşkın bir süredir çarşamba günleri-köylerden gelen halkın alışverişi için-genel pazar kurulmaktadır.

Alıntıdır.