Şalpazarı’nda oynanmakta olan tek oyun horondur.
Düğünden yayla şenliklerine, asker
uğurlamadan imecelere varana kadar hayatın pek çok alanında horon oynanır.
Yöresel deyişle “horan tepilir”…
Şalpazarı horonlarını incelediğimizde kendine has
bir tarzı olduğunu söyleyebiliriz. Öncelikle Horonda asıl olan oyunun uzun süre
devam etmesidir. Diğer yörelere göre kısa süreli oynayıp oturma alışkanlığı
yoktur. Horon bir başladı mı saatlerce yorulmaksızın devam eder. Yöreden
olmayan birisi izlemekten bıksa da Şalpazarlılar saatlerce horonda
dönmekten bıkmazlar.
Şalpazarı’nda horonların genel karakterlerini
incelediğimizde, Beşikdüzü-Vakfıkebir ve Tonya ile ortak özellikler
gösterdikleri görülür. Tonya tarafında görülen sert hareketler Şalpazarı”nda
daha sakindir. Horonda bütün vücudun titretilmesi de güzel horonun en önemli
şartıdır.
Kadın ve erkek oyunlarına baktığımızda arada pek
çok farklılıklar görürüz. Erkek oyunlarında görülen kolları kaldırma, el
çırpma, aşağı alma, ayak sesleri çıkarma vb. hareketleri kadınların yapması
uygun görülmez. Hatta yakın zamanlara kadar yörede kadınların erkekler gibi
uzun süre horona girmeleri de hoş karşılanmazmış. Eskiden kadınlar akraba
düğünlerinde girip biraz oynarlarmış.
Çalgıları incelediğimizde kemençe, davul,
zurna ve kavalın kullanıldığı görülür. Yörede oynanan horonları
incelediğimizde şunları görürüz:
Yol Horanı: Yolda giderken oynanan basit ritimli horon çeşididir.
Yayla şenliklerinde obalardan şenlik alanlarına gidilirken; düğünlerde yol boyu
gidilirken oynanır.
Dik Horan: “Erkek horanı” da denir. Sıksara veya doldurma olarak da
bilinir. Tüm vücudun titretilmesi en önemli özelliğidir. 1,2,3-4 ritmine göre
sağ ve sol dizler çekilerek ve sıra ile sağ ayakla sol ayak üzerine basılarak
oynanır. Görünüşte basit gibi olmasına rağmen çok ustalık isteyen bir oyundur.
Usta horoncularda ayak yerden hiç kaldırılmadan, kayar şekilde oynanır.
Oyun sırasında ayaklardan tıkırtılar çıkartılması, el çırpılması, kolların
yukarı kaldırılması ve aşağı alma figürleri görülür. Yörede horona ilk
başlandığında dik horonla başlanır. Erkekler tarafından oynandığı için erkek
horonu da denir. Günümüzde bile kadınlar bu horona fazla katılmazlar. Çalgıcının
komutu ile eller çırpılır. Yine çalgıcının komutu ile kollar kaldırılır ve
aşağı alınır. Aşağı almada önce kollar çekilerek olunan yerde zıplanır. Sonra
sağ ayak, sola ayak, yine sağ ve sol ile ileri gidilir. Sonra sağ topuk, sol
topuk, vurulup ayaklar atıldıktan sonra üç kez zıplanır ya da ileri gidildikten
sonra sağ ayak sol tarafa, sol ayak sağ tarafa basılıp ayaklar atılır ve
zıplanır. Aşağı alma sırasında omuzların titretilmesi son derece önemlidir.
Birkaç kez aşağı alındıktan sonra kız horonlarına geçilir. Kız horonlarından
sonra tekrar dik horona geçilir.
Kız Horanı: Düz horon, atlama gibi adlarla da bilinir. En basit
horondur. Sağ basıp sol ayak atılır, sol basıp sağ ayak atılır. Yine sağ basıp
sol ayak atılır. Sol ayak ileri basıldıktan sonra sağ yanına basılır. Sonra da
geri gelinir. Genel olarak bilinen bir horon çeşididir.
Yan Horan: Ağasar sallaması ve yayma horon olarak da bilinir.
Tamamen Şalpazarı’na özgüdür. Eğer şenliklerde vs. bu horonu oynayanlar varsa
büyük ihtimalle Şalpazarlı’dır.
Yan horonun oynanış şeklinde vücut sağa döndürülür. İlerden geriye gelirken
1,2,3,4 de dizler sağa doğru kırılır, 5-6 da sola dönülebilir, topuk
vurulabilir, durulabilir.7 de sağ ayak basılıp 8,9,10 da ileri
çıkılır.
Topuk Vurma: Sağ topuk, sol topuk vurup 5 de sağ ayak basılıp sol ayak
atılıp ileri çıkılarak oynanır.
Dinlenme Horonu: Usta horoncuların uyguladığı bir harekettir. Horonda
yorulunca dinlenmeyi sağlar. 1,2,3 ve
Horapsin: Bu horonda 1,2,3 ve
Yücel KAYA
Serander.Net
© | Karadeniz Kültürü…
Her hakkı saklıdır. Bu çalışma
Serander.Net’te yazarının izni ile yayınlanmaktadır. İzinsiz alıntı yapılamaz,
kullanılamaz. Bilgi için: iletisim@serander.net
MEVLİD KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN
İstanbul İçin Kritik Uyarı
Trabzonspor Kardemir Karabükspor Deplasmanında
Fetih 1453 Şubat ayında vizyonda 











