Şalpazarı Serenderleri (Tekirler) Nedir? Karadeniz Ahşap Ambar Mimarisi İncelemesi
Serender Kültürünün Önemi
Serenderler, Karadeniz Bölgesi’nin kırsal yaşam kültürünü ve tarımsal geçmişini yansıtan özgün ahşap yapılardır. Özellikle Trabzon’un Şalpazarı ilçesinde yaygın olarak görülen bu yapılar, yörede “tekir” olarak adlandırılmaktadır. Serenderler, temel olarak gıda depolama amacıyla inşa edilen, yerden yükseltilmiş ahşap ambar yapılarıdır.
Şalpazarı’nda bulunan serenderler üzerine yapılan akademik araştırma, bu yapıların yalnızca yerel değil, aynı zamanda küresel ölçekte benzerleri bulunan bir mimari geleneğin parçası olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmada Şalpazarı ilçesinde tespit edilen 88 adet serender detaylı olarak incelenmiştir.
Serender Nedir? Tekir Kavramı
Serender, Karadeniz yöresinde tarım ürünlerini saklamak amacıyla yapılan geleneksel ahşap ambar yapılarının genel adıdır. Şalpazarı yöresinde serenderler “tekir” olarak adlandırılır. Tekir kelimesi yuvarlak tekerlek anlamına gelir ve serender ayaklarının üzerinde bulunan, haşerelerin yapıya çıkmasını engelleyen disk biçimli parçaları ifade eder.
Bu yapılar özellikle mısır, elma, fasulye, buğday ve diğer tarım ürünlerinin uzun süre bozulmadan saklanmasını sağlamak için geliştirilmiştir.
Serender Mimarisinin Tarihi Kökeni
Araştırmada serender mimarisinin kökeni tarihsel ve karşılaştırmalı mimarlık perspektifiyle ele alınmıştır. Serenderlerin yalnızca Karadeniz’e özgü olmadığı, benzer yapıların Norveç, Finlandiya, İngiltere, ABD ve İspanya gibi ülkelerde de bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Türkiye’de Ege Bölgesi’nde, özellikle Uşak çevresinde benzer ahşap ambar yapılarının varlığı ortaya konmuştur.
Bu durum, serender mimarisinin yerel bir gelenek olmakla birlikte, dünya genelinde benzer iklim ve tarım koşullarına sahip bölgelerde gelişmiş ortak bir yapı tipolojisinin parçası olduğunu göstermektedir.
İklim ve Coğrafyanın Serender Mimarisine Etkisi
Serenderlerin mimari formu, Karadeniz Bölgesi’nin iklim ve coğrafya koşullarıyla doğrudan ilişkilidir. Bölgenin yüksek nem oranı, yoğun yağışları ve orman varlığı, ahşap yapı geleneğinin gelişmesini sağlamıştır.
Ahşap malzeme, hem bol bulunması hem de nemli iklimde taş ve kerpiçe göre daha uygun olması nedeniyle tercih edilmiştir. Serenderlerin yerden yükseltilmiş olması, hem nemden korunmayı hem de kemirgen ve haşerelerin gıdalara ulaşmasını engellemeyi amaçlamaktadır.
Mimari Özellikler ve Yapım Teknikleri
Serenderler ahşap yığma tekniği ile inşa edilmiştir. En önemli teknik özelliklerden biri “kurtboğazı tekniği” olarak bilinen ahşap geçme sistemidir. Bu teknikte ahşap parçalar birbirine boğaz açılarak geçirilir ve çivi kullanılmadan sağlam bir yapı elde edilir.
Yapı genel olarak şu bölümlerden oluşur:
Ayaklar: Yapıyı yerden yükselten taşıyıcı ahşap direkler
Aşak (Tekir): Ayakların üzerine yerleştirilen yuvarlak diskler
Ana mekan: Gıdaların saklandığı ambar bölümü
Balkon (Tekir sıvası): Yapının giriş alanı
Çatı ve örtü sistemi: Hartama veya metal kaplama ile yapılan üst örtü
Serenderlerin iç mekanında “sandık” olarak adlandırılan ahşap bölmeler bulunur. Bu bölmeler gıdaların düzenli şekilde depolanmasını sağlar.
Tipoloji ve Mimari Planlama
Çalışmada serenderlerin tipolojik olarak sınıflandırılması yapılmıştır. Tek, dört, altı ve sekiz ayaklı serender tipleri tespit edilmiştir. Ayak sayısı, yapının büyüklüğü ve kullanım amacına göre değişiklik göstermektedir.
Ayrıca bazı serenderlerde balkon bölümü oda şeklinde düzenlenmiş, bazı yapılarda ise tavan arası depolama alanı olarak kullanılmıştır.
Süsleme ve Sanatsal Özellikler
Serenderler genel olarak sade yapılardır; ancak bazı örneklerde ahşap oyma süslemeler bulunmaktadır. Bu süslemeler genellikle:
Geometrik motifler
Bitkisel motifler
Madalyon ve baklava desenleri
Zencirek (düğümlü şerit) motifleri
Kapı söveleri ve uzunluk kuşaklarında yoğun süsleme görülmektedir. Bazı serenderlerde dini ifadeler ve dualar boya ile yazılmıştır.
Kültürel ve Sosyoekonomik Önemi
Serenderler sadece tarımsal depolama yapıları değil, aynı zamanda Karadeniz kırsal yaşam kültürünün sembolleridir. Bu yapılar, geleneksel tarım ekonomisinin, aile yapısının ve kırsal mimarinin önemli göstergeleridir.
Ancak modern teknolojinin gelişmesiyle birlikte buzdolabı ve hazır gıdaların yaygınlaşması serenderlerin kullanımını azaltmıştır. Bu durum, serenderlerin işlevini kaybederek terk edilmesine ve zamanla yok olmasına yol açmıştır.
Araştırmada serenderlerin korunması ve turizme kazandırılması gerektiği vurgulanmıştır. Norveç’te benzer yapıların açık hava müzelerinde sergilenmesi örnek gösterilerek Şalpazarı’nda da restorasyon ve kültürel miras projeleri önerilmiştir.
Sonuç ve Değerlendirme
Şalpazarı’nda bulunan serenderler, Karadeniz Bölgesi’nin geleneksel ahşap mimarisinin özgün örneklerini temsil etmektedir. Bu yapılar, iklim ve coğrafyanın şekillendirdiği, toplumun yaşam biçimi ve tarımsal ihtiyaçları doğrultusunda gelişmiş mimari yapılardır.
Araştırma, serenderlerin sadece yerel değil, küresel ölçekte benzer örnekleri bulunan bir yapı geleneği olduğunu ortaya koymuştur. Mimari teknikler, malzeme kullanımı, süsleme özellikleri ve tipoloji açısından serenderler, Türk halk mimarisinin önemli bir parçasıdır.
Günümüzde hızla yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan bu yapılar, kültürel miras olarak korunmalı ve gelecek nesillere aktarılmalıdır. Serenderlerin restorasyon, turizm ve kültürel projelerle yaşatılması, bölgenin tarihsel kimliğinin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
Araştırmanın tamamı için: Dosyayı İndir
Araştırmacı: Ercan Kandemir
Yorumlar (1)
Ramazan Karataş
1 hafta önceÖnemli özelliklerinden bir ayaklarında bulunan ters halkalar.Özellikle farelerin girmemesi için